بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Göğe ve Târık'a yemin olsun!
86. sure · Mekke · 17 ayet
سُورَةُ الطَّارِقِ
Meal: Mehmet Okuyan
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلسَّمَآءِ وَٱلطَّارِقِ
Göğe ve Târık'a yemin olsun!
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا ٱلطَّارِقُ
Târık'ın ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
ٱلنَّجْمُ ٱلثَّاقِبُ
(O, karanlığı) delen yıldızdır.[1]
إِن كُلُّ نَفْسٍۢ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌۭ
Üzerinde bir gözetleyici (melek) olmayan hiçbir can yoktur.[1]
فَلْيَنظُرِ ٱلْإِنسَٰنُ مِمَّ خُلِقَ
İnsan, neyden yaratıldığına bir baksın!
خُلِقَ مِن مَّآءٍۢ دَافِقٍۢ
(6, 7) Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkan (akan) bir sudan (sıvıdan)[1]yaratıldı.
يَخْرُجُ مِنۢ بَيْنِ ٱلصُّلْبِ وَٱلتَّرَآئِبِ
(6, 7) Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkan (akan) bir sudan (sıvıdan)[1]yaratıldı.
إِنَّهُۥ عَلَىٰ رَجْعِهِۦ لَقَادِرٌۭ
Şüphesiz ki O (Allah) onu geri döndürmeye (tekrar yaratmaya) gücü yetendir.
يَوْمَ تُبْلَى ٱلسَّرَآئِرُ
(9, 10) Sırların ortaya döküleceği o gün, onun (insanın) hiçbir gücü ve yardımcısı yoktur.
فَمَا لَهُۥ مِن قُوَّةٍۢ وَلَا نَاصِرٍۢ
(9, 10) Sırların ortaya döküleceği o gün, onun (insanın) hiçbir gücü ve yardımcısı yoktur.
وَٱلسَّمَآءِ ذَاتِ ٱلرَّجْعِ
Yemin olsun: Dönüş sahibi olan göğe,
وَٱلْأَرْضِ ذَاتِ ٱلصَّدْعِ
Yarılan yere ki
إِنَّهُۥ لَقَوْلٌۭ فَصْلٌۭ
Şüphesiz ki o (Kur'an, doğru ile yanlışı) ayırt eden bir sözdür.
وَمَا هُوَ بِٱلْهَزْلِ
O asla bir şaka değildir.
إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًۭا
Şüphesiz ki onlar bir tuzak kuruyor.
وَأَكِيدُ كَيْدًۭا
Ben de bir tuzak kuruyorum.[1]
فَمَهِّلِ ٱلْكَٰفِرِينَ أَمْهِلْهُمْ رُوَيْدًۢا
Kâfirlere mühlet ver, onlara biraz zaman tanı.