Kur'an ve BilimVahiy · Akıl · Keşif

92. sure · Mekke · 21 ayet

Leyl Suresi

سُورَةُ اللَّيۡلِ

Meal: Diyanet İşleri

130. cüz · 595. sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلَّيْلِ إِذَا يَغْشَىٰ

Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.

230. cüz · 595. sayfa

وَٱلنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّىٰ

Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.

330. cüz · 595. sayfa

وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:

430. cüz · 595. sayfa

إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ

Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.

530. cüz · 595. sayfa

فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ

Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

630. cüz · 595. sayfa

وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ

Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

730. cüz · 595. sayfa

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ

Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.

830. cüz · 595. sayfa

وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ

Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.

930. cüz · 595. sayfa

وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ

Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.

1030. cüz · 595. sayfa

فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ

Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.

1130. cüz · 595. sayfa

وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ

O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.

1230. cüz · 595. sayfa

إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ

Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.

1330. cüz · 595. sayfa

وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ

Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.

1430. cüz · 595. sayfa

فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ

Sizi alevler saçan ateşle uyardım;

1530. cüz · 596. sayfa

لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى

Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.

1630. cüz · 596. sayfa

ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.

1730. cüz · 596. sayfa

وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى

Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.

1830. cüz · 596. sayfa

ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ

Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.

1930. cüz · 596. sayfa

وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.

2030. cüz · 596. sayfa

إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ

O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.

2130. cüz · 596. sayfa

وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ

Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.