Kur'an ve BilimVahiy · Akıl · Keşif

78. sure · Mekke · 40 ayet

Nebe Suresi

سُورَةُ النَّبَإِ

Meal: Diyanet İşleri

130. cüz · 582. sayfa

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ

Neyi soruşturuyorlar?

230. cüz · 582. sayfa

عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ

Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

330. cüz · 582. sayfa

ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ

Üzerinde anlaşmazlığa düştükleri, büyük bir olay olan tekrar dirilme haberini mi?

430. cüz · 582. sayfa

كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.

530. cüz · 582. sayfa

ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ

Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.

630. cüz · 582. sayfa

أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ مِهَٰدًۭا

Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

730. cüz · 582. sayfa

وَٱلْجِبَالَ أَوْتَادًۭا

Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?

830. cüz · 582. sayfa

وَخَلَقْنَٰكُمْ أَزْوَٰجًۭا

Sizi çift çift yarattık;

930. cüz · 582. sayfa

وَجَعَلْنَا نَوْمَكُمْ سُبَاتًۭا

Uykunuzu dinlenme vakti kıldık;

1030. cüz · 582. sayfa

وَجَعَلْنَا ٱلَّيْلَ لِبَاسًۭا

Geceyi bir örtü yaptık;

1130. cüz · 582. sayfa

وَجَعَلْنَا ٱلنَّهَارَ مَعَاشًۭا

Gündüzü geçimi sağlama vakti kıldık;

1230. cüz · 582. sayfa

وَبَنَيْنَا فَوْقَكُمْ سَبْعًۭا شِدَادًۭا

Üstünüze yedi kat sağlam gök bina ettik;

1330. cüz · 582. sayfa

وَجَعَلْنَا سِرَاجًۭا وَهَّاجًۭا

Parlak ışık veren güneşi varettik;

1430. cüz · 582. sayfa

وَأَنزَلْنَا مِنَ ٱلْمُعْصِرَٰتِ مَآءًۭ ثَجَّاجًۭا

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

1530. cüz · 582. sayfa

لِّنُخْرِجَ بِهِۦ حَبًّۭا وَنَبَاتًۭا

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

1630. cüz · 582. sayfa

وَجَنَّٰتٍ أَلْفَافًا

Taneler, bitkiler, ağaçları sarmaş dolaş bahçeler yetiştirmek için, yoğunlaşmış bulutlardan bol yağmur yağdırdık.

1730. cüz · 582. sayfa

إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ كَانَ مِيقَٰتًۭا

Doğrusu, hüküm gününün vakti elbette tesbit edilmiştir.

1830. cüz · 582. sayfa

يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ فَتَأْتُونَ أَفْوَاجًۭا

Sura üfürüldüğü gün hepiniz bölük bölük gelirsiniz.

1930. cüz · 582. sayfa

وَفُتِحَتِ ٱلسَّمَآءُ فَكَانَتْ أَبْوَٰبًۭا

Gökler kapı kapı açılacaktır.

2030. cüz · 582. sayfa

وَسُيِّرَتِ ٱلْجِبَالُ فَكَانَتْ سَرَابًا

Dağlar yürütülüp serap olacaktır.

2130. cüz · 582. sayfa

إِنَّ جَهَنَّمَ كَانَتْ مِرْصَادًۭا

Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

2230. cüz · 582. sayfa

لِّلطَّٰغِينَ مَـَٔابًۭا

Cehennem, yalnız azgınları bekleyen yerdir. Dönecekleri yer orasıdır.

2330. cüz · 582. sayfa

لَّٰبِثِينَ فِيهَآ أَحْقَابًۭا

Orada çağlar boyunca (nice devirler) kalacaklardır.

2430. cüz · 582. sayfa

لَّا يَذُوقُونَ فِيهَا بَرْدًۭا وَلَا شَرَابًا

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

2530. cüz · 582. sayfa

إِلَّا حَمِيمًۭا وَغَسَّاقًۭا

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

2630. cüz · 582. sayfa

جَزَآءًۭ وِفَاقًا

Orada ne serinlik ne de içilecek bir şey tatmazlar; sadece kaynar su ve irin....

2730. cüz · 582. sayfa

إِنَّهُمْ كَانُوا۟ لَا يَرْجُونَ حِسَابًۭا

Çünkü onlar, hesaba çekileceklerini sanmazlardı.

2830. cüz · 582. sayfa

وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا كِذَّابًۭا

Ayetlerimizi hep yalan sayıp dururlardı.

2930. cüz · 582. sayfa

وَكُلَّ شَىْءٍ أَحْصَيْنَٰهُ كِتَٰبًۭا

Biz de herşeyi yazıp saymışızdır.

3030. cüz · 582. sayfa

فَذُوقُوا۟ فَلَن نَّزِيدَكُمْ إِلَّا عَذَابًا

Şöyle deriz: "Artık tadınız, bundan böyle size azabdan başka bir şey artırmayız."

3130. cüz · 583. sayfa

إِنَّ لِلْمُتَّقِينَ مَفَازًا

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

3230. cüz · 583. sayfa

حَدَآئِقَ وَأَعْنَٰبًۭا

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

3330. cüz · 583. sayfa

وَكَوَاعِبَ أَتْرَابًۭا

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

3430. cüz · 583. sayfa

وَكَأْسًۭا دِهَاقًۭا

Doğrusu, Allah'a karşı gelmekten sakınanlara kurtuluş, bahçeler, bağlar, yaşıtlar ve dolu kadehler vardır.

3530. cüz · 583. sayfa

لَّا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًۭا وَلَا كِذَّٰبًۭا

Orada boş ve yalan söz işitmezler.

3630. cüz · 583. sayfa

جَزَآءًۭ مِّن رَّبِّكَ عَطَآءً حِسَابًۭا

Bunlar Rabbinin katından, hesabları karşılığı verilenlerdir.

3730. cüz · 583. sayfa

رَّبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ٱلرَّحْمَٰنِ ۖ لَا يَمْلِكُونَ مِنْهُ خِطَابًۭا

O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.

3830. cüz · 583. sayfa

يَوْمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ صَفًّۭا ۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنْ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحْمَٰنُ وَقَالَ صَوَابًۭا

Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.

3930. cüz · 583. sayfa

ذَٰلِكَ ٱلْيَوْمُ ٱلْحَقُّ ۖ فَمَن شَآءَ ٱتَّخَذَ إِلَىٰ رَبِّهِۦ مَـَٔابًا

İşte gerçek gün budur. Dileyen kimse, Rabbine götürecek bir yol benimser.

4030. cüz · 583. sayfa

إِنَّآ أَنذَرْنَٰكُمْ عَذَابًۭا قَرِيبًۭا يَوْمَ يَنظُرُ ٱلْمَرْءُ مَا قَدَّمَتْ يَدَاهُ وَيَقُولُ ٱلْكَافِرُ يَٰلَيْتَنِى كُنتُ تُرَٰبًۢا

Sizi, yakın gelecekteki bir azabla uyardık; o gün kişi elleriyle sunduğuna bakar ve inkarcı da: "Keşke toprak olaydım" der.